Bu oyun çok konuşulacak! ‘Who’s Your Daddy

Bebek rolündeki oyuncu evin içinde açıkta kalan prizler, ocak, kesici aletler ve buna benzer şeylerle kendini öldürmeye çalışıyor! Baba rolündeki oyuncu ise bebeğin kendine zarar vermesini engellemeye çalışıyor. Prizleri tıkıyor, ocağın gazını kesiyor veya kesici aletleri çocuğun ulaşamayacağı yerlere saklıyor. Yaratıcı fakat basit bir fikirle ne kadar eğlenceli ve sıra dışı bir oyun olabileceğinin göstergesi diyebiliriz!

Oyun hâlâ gelişme sürecinde olmasına rağmen ünlü Youtube yayıncıları tarafından şimdiden oynandı ve büyük ilgi gördü. Kendini öldürmeye çalışan bir bebeği kontrol ettiğimiz için aynı zamanda birçok tartışmaya da yol açtı. Oyun bağımlısı denebilecek baba ve baba adaylarının adeta ebeveynlik testine tabi tutulduğu bu oyunu mutlaka deneyimleyin!

Ucuz ve Akıllıca Ev Dekorasyon Fikirleri

Ev dekorasyon fikirleri veren dergiler, mağazalar ve web siteleri evlerinizin dekorasyonunu bir anda değiştirebileceklermiş gibi bir hava yaratırlar. Cebinizde bu işe ayıracak binlerce liranız yoksa bu bir hayaldir. Gerçekte bir evinizi dekore etmek zaman ve para gerektiren bir iştir.

Günümüzün koşulları malum, hepimiz kısıtlı bütçelerle yaşamaya çalışıyoruz. Ev dekorasyonu ise aslında oldukça maliyetli bir iş. Bu yazıda size ev dekorunuzu nasıl ucuza mal edebileceğinizden bahsedeceğiz. İşte önerilerimiz:

Tarzınızı bulun

Öncelikle ne tarz bir ev dekorasyonu istediğinize karar verin. Bunu elbette sevdiğiniz, size huzur veren, mutlu eden dekorasyon stillerine göre yapmalısınız. Modern, geleneksel, romantik, retro, eklektik stiller bugün gözde olan dekorasyon stillerinden bazıları. İsimlere takılmayı sevmiyorsanız, siz de benim gibi yapın. İnternette milyonlarca kaynak var dekorasyon örnekleriyle ilgili. Bu kaynaklardan en zengini houss. Bu sitelerdeki örnek dekorasyonlara baktıkça zevkinizi daha yakından belirleyebileceksiniz.

Çok yönlü seçimler yapın

Daima ileriyi de düşünerek seçimler yapın. Kolay renkler tercih edin. İleride sıkıldığınızda veya odalar arasında eşya aktarmaları yapmanız gerektiğinde seçenekleriniz fazla olur.

Ev dekorasyonunuzu tamamlamak için yeni bir orta sehpa almanız gerekiyorsa ve bunun için paranız yoksa bunun yerine iki küçük yan sehpa alın ve ortaya koyun. Ayrı ayrı veya yapışık olarak koyabilirsiniz, zevkinize kalmış. İleride orta sehpa alabilecek duruma geldiğinizde ise bu yan sehpaları koltukların ya da yatakların yanlarında, yani olmaları gereken yerlerde kullanırsınız.

Şöyle bir örnek vereyim. Ayakkabılık ihtiyacımız vardı ama ona ayıracak paramız yoktu. Ikea’dan oturma odası için aldığım metal bir kitaplığı ayakkabılığa dönüştürdüm ve kullanıyorum. Kitaplarımı da çok tozlandıkları için kapalı dolaplara aktardım. Bir taşla 2-3 kuş birden vurmuş oldum.

Eskiye rağbet edin veya bedavaya kaçın

O çok beğendiğiniz ama astronomik fiyatlı masayı almak yerine spotçuları, eski eşya satan dükkânları gezin. Ona yakın daha uygun bir fiyatlı masa mutlaka bulursunuz. Arkadaşlarınıza ve akrabalarınıza danışın. Ellerindeki masayı çıkarmak isteyen birileri olabilir ve siz masayı yetenekleriniz ölçüsünde beğendiğiniz masaya dönüştürebilirsiniz. Boyamak en kolay seçeneklerden biri.

Ucuza kaçmayın

Anafikire ters bir fikre benziyor ama değil. Evinizi dekore ederken ucuza kaçmayın. O bayıldığınız dekorasyon örneklerinde size göstermedikleri şeyler var, o da oradaki ürünlerin altı ay kullanıldıktan sonra ne hale geldiği. Ucuza aldığınız bir masa sizi kısa zamanda yarı yolda bırakabilir. Elden çıkarmak veya tamir ettirmek için daha çok para harcamak zorunda kalabilirsiniz. Astarı yüzünden pahalıya gelir. Tutumlu olmak iyidir ama ucuz etin yahnisi de yavan olur unutmayın. Ucuzunu almaktansa ödünç almayı veya alternatif ürünlerle idare etmeyi deneyin.

 

El becerilerinizi geliştirin ve yaratıcı olun

Ev dekorayonunuzda sizin el emeğiniz ürünler kullanmak istemez misiniz? Bu şekilde hem maliyeti çok düşürmüş olursunuz hem de dekorasyonunuza benzersiz bir ürün eklemiş olursunuz. Diyelim ki yeni bir zigon sehpa takımına ihtiyaç duyuyorsunuz ve annenizin eskiyen zigonlarını atmak istemesi de aynı zamana denk geldi, ne güzel. Ama o eski zigonları nasıl modern evinize uyduracaksınız? El becerilerinizi kullanarak zımpara, boyama veya süslemelerle güzelleştireceksiniz. Kendi yaptığınız her şey sizin zevkinize göre olacağı ve benzersiz olacağı için evinizin dekorasyonuna mükemmel uyum sağlayacak ve özel kılacaktır.

İnternet böyle fikirler için adeta bir deniz. Mutlaka elinizin yatkın olduğu bazı fikirler bulacaksınız. İleride bu sayfalarda size bu konularda daha çok örnekler sunacağız.

Ev dekorasyon dergilerinden çıkmış kadar olmasa da yukarıda sıraladığımız maddeleri uygulayarak siz de evinizi uygun fiyatlara ve bütçenizi sarsmadan değiştirebilirsiniz.

Eminim hâlihazırda bu fikirleri uygulayan hatta çok daha iyilerini yapan çok yetenekli insanlar vardır aramızda, deneyimlerinizi paylaşmak ister misiniz?

 

Uzaylıların getirdiği telefon

Avusturalya’da yapılan kazılar sırasında ortaya 800 yıllık olduğu tahmin edilen cep telefonuna benzerliğiyle görenleri şaşkına çeviren bir nesne bulundu. Nesneyi inceleyen UFO uzmanları, bu nesnenin uzaylılar tarafından dünyaya getirilmiş olabileceğini idda ediyor
İlk cep telefonu örneklerine benzeyen nesnenin 13. Yüzyıla ait olduğu tahmin edilirken oyulmuş taştan yapılmış olması görenleri şaşkına çevirdi.

Bulunan nesnenin üzerinde Sümer çivi yazılarının bulunması ve ufo görüntüleri ve sembolleri bilim dünyasına şok etkisi yarattı. Oldukça keskin hatlara sahip olan nesnenin belirgin bir ekranı ve bir çok kontrol tuşuna sahip olduğunu söyleyen arkeologlar bu kontrol tuşlarının üzerinde rakamlara benzeyen bazı semboller olduğunu toplamda 12 tuşa  sahip olduğu söylendi

Bazı ufo teorisyenleri bulunan nesnelerin o dönemde uzaylılar tarafından getirildiğini iddia etti.

Tuşların üzerinde Sümer çivi yazısı olduğunu tespit eden dünyaca ünlü ufo uzmanı Danie munoz Sümer yazılarının ve eşyalarının yoğun olarak ırak Suriye ve mezapotamya bölgelerinde ağırlıklı olduğunu söyleyerek böyle bir eserin Avusturalya’ya nasıl ulaşabildiğini merak ettiklerini söyledi.

Gülmek sandığınız kadar kolay değil

Gülmek nedir neden güleriz sorusu çok fıkra gibi gelse de işin iç yapısı sanıldığının aksine daha karışıktır. Atalarımızdan kalan sosyal bir davranış biçimi olarak düşünülen gülmek içgüdü olarak ortaya çıkan bir harekettir.

Yeni doğan bir çocuk ağlayabilir lakin 4. Haftaya kadar gülmesi bedensel olarak mümkün değildir. Yüz kaslarının gelişmesiyle birlikte 4. Haftadan sonra gülümsemeye başlar tabi anne ve babanın bundan mutluluk duyduğunu anlayan bebeğin gülümsemeleri sıklaşacaktır. Gülmenin vücudun bir çeşit dışavurum olduğunu belirtmek gerekir, gülümseyen insanlarda rastlanan belirtiler ise gülme sırasında alınan nefes doğrultusunda kalp atışının hızlanması ve beyinde endorfin denilen mutluluk hormonlarının salgılanmasıyla devam eder. Endorfin genel olarak vücudumuzda ağrıyı ve gerginliği azaltan etken bir hormondur. Vücudumuz bazı durumlara karşı doğal tepkiler verir gülmek ağlamak öfkelenmek sinirlenmek bu doğal tepkilerdendir. Verilecek tepkiye göre vücudumuzdaki kaslar ve hormonlar harekete geçerek dışavurum gerçekleştirir. Gülmek her zaman içimizden gelerek olmaz bazen gülme eğilimi istemli olarak yapılmalıdır çeşitli durumlarda tebessüm etmemiz gerektiğinde vücudumuz gerçekten güldüğümüzdeki doğal tepkileri vermez. Bazen verdiğimiz bu reaksyon her zaman gülme isteğiyle olmaz bazı insanlar çok sinirlendiklerinde veya sinirsel bir durumda gülebilir. Kişinin sosyal yetişme durumuna bağlı olarak ruhsal durumun etkileriyle gülünmeyecek durumlara gülünmesi psikolojik bir durumdur.

 

Anksiyete (Kaygı) Bozukluğunu Nedir.

Anksiyete stresli bir durumda ve baskı altında durumla karşılaşıldığında endişelenmek, korkmak veya gerilmek gayet normaldir. Anksiyete vücudun tehlikeye verdiği doğal bir tepki olmakla beraber. Tehdit altındayken verilen otomatik bir uyarıdır.

Aşırıya kaçmadığı taktirde anksiyete kötü bir şey değildir. Hatta anksiyete, odaklanmış olmanıza ve sürekli dikkatli olmanıza yardım edebilir, hareketlerinizi teşvik edebilir, sizi sorunları çözmek için motive edebilir. Ancak sürekli bir anksiyete söz konusuysa ve aşırı anksiyetelıysenız, sorun ilişkilerinize, hareketlerinize ket vurmaya başlar ve işlevsel olmaktan çıkar. İşte bu noktada faydalı anksiyete bölgesinden anksiyete bozukluğuna geçersiniz.

Anksiyete Bozukluğunun belirtileri

Anksiyete bozukluğu tek tip bir bozukluk değil de birden fazla durumla ilgili olduğu için kişiden kişiye çok büyük farklılıklar gösterir. Bir kişi anlık ve şiddetli bir anksiyete nöbetleri nedeniyle acı çekerken, başka bir kişi ise insan içine karışacağı için panikleyebilir. Başka biri de düşüncelerini yönlendirememe korkusu ya da sürekli olarak kontrolsüz, istenmeyen düşüncelerin aklına gelmesi nedeniyle sorun yaşıyor olabilir. Hatta bazıları da sürekli bir gerilim ve endişe içinde yaşıyor olabilir.

Teknolojinin hayatımıza etkisi

Son zamanlarda teknolojinin daha da gelişmesiyle ortaya çıkan manzaralara baktığımızda sadece birkaç yıl önce faal halde kullanamadığımız teknolojinin şu an her yerde olduğunu görmekteyiz artık akıllı evlerde yaşayıp bir zamanlar aya çıkılmasını sağlayan teknolojiyi ceplerimizde hatta kol saatlerimizde taşıyoruz. Günlük hayatımızı büyük ölçüde kolaylaştıran teknoloji gün geçtikçe ilerlemeye devam ederken bir yandan kullanım alanları genişlemekte lakin teknolojinin bilinçsiz kullanılması ve gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda karşımızda çok büyük problemlerin doğacağını üzülerek söylemeliyim.

Teknolojinin çocuklar üzerindeki etkisi?

Henüz ilk okul çağına dahi girmemiş olan çocuklarımızın teknolojiyle erken tanışmaları sağlıklarını, sosyal yaşantılarını ve eğitimlerini büyük ölçüde etkilemektedir. Çocuklarımızın kullanımına sunmuş olduğumuz teknolojinin takip edilmesi aktif müdahalelerde bulunularak kısıtlanması gerekmektedir. Gelecek nesiller asosyal yetişmekte gerçek arkadaşlığın ne olduğunu bilmemektedirler.

Peki elimizde bulunan bu teknolojiyi ne kadar aktif kullanıyoruz ?

Şu an elimizde bulunan teknolojinin sadece yüzde 10 luk bir dilimini aktif olarak kullanmaktayız çevremize baktığımızda sadece arama yapmayı bilen dahası tamamen elindeki teknolojiyi kullanabilecek olsa da “başkalarından geri kalmamak” için “oyun oynamak” için belki sırf “hava atmak” için binlerce lira ödediğimiz teknolojiyi henüz bütünüyle kullanamamaktayız birde öte yandan tüm hayatımızı gözler önüne sereceğimizin farkında değiliz.

Gelişen teknoloji özel hayatı tehdit ediyor.

Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin kötü niyetli insanlar istedikleri an teknolojimize sahip olarak özel hayatımıza dahası can ve mal güvenliğimize müdahale edebilirler. Şimdi şöyle bir düşünelim akıllı bir evde oturuyorsunuz elinizde son model bir telefon kapınızda son model bir araba ve bu kullandığımız tüm sistemler dijital ortamlarda ele geçirilebilecek düzeyde teknolojik olmakta yani isteyen bir insan arabanızla yola çıktığınızda arabanızın kontrolünü ele geçirerek kaza yapmanıza sebep olabilir yada cep telefonunuzdan dinleyerek sizin evden çıkacağınızı öğrenerek akıllı evinizin bilgisayar sistemine müdahale ederek tüm saldırılara karşı etkisiz bırakarak mal güvenliğinizin gardını indirerek evinizi kısa bir sürede boşaltabilir.

Teknolojiden kaçmalı mıyız?

Tabi ki hayır elimizdeki teknolojiyi aktif halde bilinçli kullanarak hem kendimize hem çevremize büyük faydalar sağlayabilir zararlardan kaçabiliriz öncelikle kullandığımız sistemlerin her zaman güvenlik açıklarının olduğu unutulmamalı mümkün olduğu sürece kapalı sistemler kullanmalıyız tabi ki her kullandığımız teknoloji kapalı sistem olamaz aktif olarak kullandığımız telefon bilgisayar internet ve akıllı ev sistemlerimizde mümkün olduğunca anti-virüs programları kullanmalı mümkün olduğunca bilmediğimiz veya bize tehlikeli olarak görünen internet sitelerini ve reklamları bilinçli bir şekilde kullanmalıyız.

Unutmayın doğru kullanılan teknoloji dostumuz olduğu kadar bilinçsiz kullanılan teknoloji düşmanımızdır.

Gündelik Yaşamdaki Yararlı Bilgiler

Evlerde Kullanabileceğiniz Yararlı Bilgiler

Çoraplarınızı çamaşır makinesine koymadan önce çengelli iğne ile
birbirlerine tuturursanız kaybolmadıklarını göreceksiniz.

Kadife ve ipekli elbiselerinizi buharlı bir banyoya asın. Buhar onların
tüm kırışıklıklarını alacaktır.

Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce, vidanın
gireceği deliğe renksiz oje damlatın. Vidayı öyle takın.

Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyor ise onları bir kaç dakika
buhara tutun.

Makasınızı bilemek istiyorsanız, zımpara kağıdı kesin.

Halıdaki sigara yanıklarından, yanık yerler üzerinde zımpara kağıdı ile
dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz.

Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz bırakır.
Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve
erimesini bekleyin. Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin.
İzden eser kalmadığını göreceksiniz.

Evlerde Hayat Kurtaran Bilgiler

Evinizde hayvan besliyorsanız ve bunların tüyleri koltuklarınıza,
kanepelerinize bulaşıyorsa elinize yapışkan bir bant sarın ve tüylü olan
yerlerde gezdirin.

Fermuarlı giyeceklerinizi çamaşır makinesine koymadan önce kapalı olup
olmadığını kontrol edin. Açıksa zedelenebilirler.

Yeni yıkanmış nemli halınızın üzerine mobilyalarınızı koymadan önce
ayaklarının altına biraz alüminyum folyo koyun. Böylece izlerin
çıkmasına engel olacaksınız.

Üst üste koyduğunuz bardaklar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin içerisine
koyun Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin içerisine yavaş
yavaş sıcak su koyun. Bardakların kolayca çıktığını göreceksiniz.

Tahta salata kaplarınızı suyun içerisinde bekletirseniz çatlarlar. Bunu
önlemek için kullandıktan sonra bekletmeden yıkayıp, kurulayın. Böylece
tahtaların bozulmalarını önlemiş olursunuz.

Günlük Hayatta Sizde Pratik Olabilirsiniz..

Çocuğunuz için bir parti vereceğiniz zaman süslü bardakları şu şekilde
yapabilirsiniz. Bardakların ağzını önce yumurta akına batırın. Daha
sonra renkli pasta şekerinin içerisine batırıp kurumasını bekleyin.

Satın aldığınız plastik ve cam eşyaların üzerine yapıştırılan
etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve
15 dakika bekletin. Bir bez ile ovalayıp yıkayın. Üzerinde hiç bir leke
ve çizilme oluşmayacaktır.

Çekmecelerinizin rayları takılıp kolayca kapanıp açılmıyorsa biraz sabun
sürün. Rahatça açılıp kapandığını göreceksiniz.

Radyatörlerinizin arkasına alüminyum folyo yapıştırırsanız, sıcaklığın
duvardan dışarı değil odanın içerisine yansımasını sağlamış olursunuz.

Ütü yapmayı kolaylaştırmak ve süreyi azaltmak için ütü masasının
kılıfının altına alüminyum folyo koyun. Sıcağı geri yansıtacağından ütü
yapmak daha kolay olacaktır.

Bez pabuçların temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçları bir yastık
kılıfının içerisine koyun. Kılıfın ağzını kapayın ve çamaşır makinasında
yıkayın. Yeni gibi olacaklardır.

Zeki Olmanın Yolları

Pek çok insan zekiliğin tanrı vergisi olduğunu ve çok az insanın zekalarını geliştirebileceğini düşünüyor. IQ testleri birçoğumuzun kafasını karıştırdı ve zekanın sabit olduğuna inandırdı. Öyle değil.Yüzme, yemek yapma, dans etme ve bunun gibi şeyler gibi zeki olmakta çalışma gerektiren bir yetenektir. Maalesef, okullarımız bize zeki olmak için başlıca araçların bazılarını vermeyi ihmal ediyor.Peki bu araçları nasıl bulabilirim? Bu, ben doktoram üzerinde çalışmaya başladığımda oldu. Sadece bir çeşit araştırma yapmak istemedim, işe yarayacak bir araştırma yapmak istedim. Bırak araştırmanın işe yarayacak olmasını, nasıl araştırma yapacağımı bile bilmiyordum. Sonra, denemeye ve önemli işler yapan profesörleri anlamaya karar verdim.  Yıllarca,izledim, öğrendim ve anladığımı söylemekten gurur duyuyorum. Ve bu hiç beklediğim gibi değildi.Anladığım için, doktoramı tamamlamam için gereken çalışmayı dört kat arttırdım ve hala zamanımın çoğunu ailem, arkadaşlarım ve hobilerimle harcıyordum. Şimdi öğrendiklerimin bi bölümünü sizinle paylaşacağım.

Kendinizi Eleştirmeyi Asla Unutmayın

Eleştirel düşünmeyi ve önümüze konulan hipotez argümanlarını sorgulamayı biliyoruz. Eleştirel düşünme paha biçilemez bir yetenektir. Bu olmadan hepimiz saf ve kolayca yönlendirilebilir bir hale geliriz. Sorun şu ki biz genellikle diğerlerinin fikirleri hakkında eleştirel düşünüyoruz. Kendi fikirlerimiz hakkında eleştirel düşünmeye başladığımızda, bunun gücü yepyeni bir seviyeye ulaşacaktır. Ben buna özeleştirili düşünme diyorum. Bir kere argümanlarınızda hata bulursanız, daha iyi bir fikirle gelebileceğinizi görürsünüz. Eğer özeleştirili düşünmeyi geliştirirseniz, başka biri bulmadan kendi argümanlarınızda hatalar bululursunuz. Özeleştirili düşünmeyi geliştirmenizle birlikte aklınız size hayran kalacak.

Karalı Olmak Her Zaman Faydalıdır 

Zeki, başarılı insanlar pes etmezler. Yapabileceklerine inanıyorlar ve böylece başarana kadar denemeye devam ediyorlar. Thomas Edison’  un başarmadan önce binlerce defa başarısız olduğunu bilmelisiniz. Bilmemeniz gerek şey ise aşağı yukarı bütün bilim insanları düzenli olarak başarısız olurlar. Bir şeyler işe yarayana kadar, cevabı bulamak için aylarını hatta yıllarını harcıyorlar. Yani zeki olmak istiyorsanız, kararlı olun.

Kendi Düşüncelerinizi Dışarıya Vurun

İki insan aynı düşüncelere, aynı görüş ve inançlara sahip olabilir ama sadece biri zeki olarak kabul edilebilir. Herkesin kendi hayatıyla meşgul olduğunu ve bizim söylediklerimiz hakkında düşünüp analiz yapmaya zamanlarının olmadığını sık sık unuturuz. Biz fikirlerimizi satmazsak eğer, kimse gerçekten değerlerini fark etmez. Yani, eğer diğerlerinin sizin zeki olduğunuzu bilmelerini istiyorsanız, düşüncelerinizi nasıl dile getireceğinizi öğrenin. Açıkça konuşun, kelimelerinizi tane tane söyleyin ve en önemlisi düşüncelerinizi söyleme hevesinizin parlamasını sağlayın. Heves baya bulaşıcıdır. Bazı zeki bilim adamları sunumları için verilen zamanın yarısını evet yarısını harcarlar. Eğer onlar bunu uğraşmaya değer buldularsa, sizde öyle bulmalısınız. Eninde sonunda, fikirlerinizi satmayı öğrenmeniz itibarınız için iyidir ve ayrıca diğerlerine de yardım edebilir. Eğer söyleyecek bir şeyiniz varsa, güzelce açıklayın ki mesajınızdan diğerleri de faydalanabilsin.

Zeki olmak için kendinize güvenmeniz gerekyor. Göründüğümüzden daha da benzeriz. Sizden daha zeki görünenler sadece doğru aletlere sahipler ve bunları zihinlerini geliştirmek için kullanıyorlar. Olağanüstü bir zekaya ulaşabilirsiniz.

Nasıl Ucuz Seyahat Edilir ?

Hepimiz yıl boyu çalışıp yaz tatilinin gelmesini bekleriz, sevdiklerimizle zaman geçirmek, dinlenmek ve yorgunluğumuzu atmak , yeni yerler görmek için. Tatil hangimize iyi gelmezki ,öte yandan malumunuz artan yakıt fiyatları, pahalı oteller, tatil alışverişi derken çoğumuzun bütçesini aşar. Oysa tatilimizi bütçemize göre ayarlamak bizim elimizde, ama ne yazık ki konu kendi tatil planımızı yapmak olduğu zaman hep bir meşguliyetimiz olur. İşte size ucuz ve kaliteli bir tatil geçirmeniz için bazı ipuçları.

Planlama Ne İşe Yarar

Bütçenize göre bir tatilin en ucuz yolunun önceden planlama olduğunu unutmayın. Araştırın sorun yaz ortasında tatil için bütçe ayırmak sizi zorlayabilir fakat bu işi kış aylarında yapmaya başlarsanız hem aceleye getirmemiş olursunuz hem de birden bütçenizi sarsmamış olursunuz.

Sezon Sonunu Yakalayın

Talebin en az olduğu anda hedefe yoğunlaşın. Herkes tatilini yapmış dönerken siz gidin. Hem sıcaklardan kavrulmamış olursunuz hem sezon bittiği için normal fiyatının yarısından daha az bir fiyata tatil yapmış olursunuz hem de kimsecikler yokken denizin, kumsalın keyfini daha güzel çıkartırsınız.

Uçakta Tasarruf Etmek

Eğer aracınız yoksa kesinlikle uçakla gitmenizi tavsiye ederim önceden aldığınız uçak bilet ücretleride neredeyse yarı yarıya,saatlercede otobüste yolculuk yapmamış olacağınızdan hem zamandan kazanırsınız hem de yolculuk sizi daha az yormuş olur.

Otellerde Tasarruf etmek

Size benden tavsiye çok lüks oteller büyük olur ,otelin havuzundan saunasına, saunadan odanıza,odanızdan yemeğe inmek inanın ilk günden sonra yorucu olur. Büyük oteller yerine,mütevazi otellerin daha samimi olduğu kanısındayım. Ailenizle beraber daire kiralamayıda düşünebilirsiniz. Otelde ısrarcıysanız çocuklar için ekstra ücret almayan otelleri tercih edebilirsiniz.Mümkünse kış aylarında araştırmaya başlayın intenetten fotoğraflarına bakıp yapılan yorumları okuyabilirsiniz. Beğendiğiniz oteller ya da tatil köyleriyle telefonla iletişime geçin. Ödemeyi önceden yaptığınız için fiyatlar nerdeyse yarı yarıya düşüyor. Böylelikle otele vereceğiniz paranın kalanıyla kendinize alışveriş yapabilirsiniz.

Yemekten Tasarruf Etmek

Gittiğiniz tatil yöresinin sakini olduğunuzu düşünün ve öyle davranın.Yemek maliyetini minimuma indirmek seyahat masrafını azaltmanın başka bir yoludur. Yöre sakinlerinin yediklerini tadın bu hem masrafı azaltır hem de farklı bir deneyim kazandırır. Bazen bir sokak balıkçısı bile lüks bir restorandan daha lezzetli olabilir.

Pazarlığın Önemi

Turistlerin çok olduğu yerlerde hediyelik eşyadan tutun kıyafet ,yemek ,aklınıza gelen her şeyin çok pahalı olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu sebeple pazarlık yapmaktan utanmayın .

Ulaşımda Tasarruf Etmek

Şehir içinde gezmek için taksi yerine otobüs, dolmuş ,minibüsü tercih edin. Turist değilseniz eğer taksilerden kaçınmanızı tavsiye ederim. Gezmeyi seviyorsanız araba kiralayarak istediğiniz her yere daha rahat gidip gelebilirsiniz. Erken planlama,uyum ve makul davranmak banka hesabına dokunmadan tatil yapmanızı kolaylaştıracaktır.

Hamilelik İçin Nasıl Hazırlanılır

Hamile olduğunuz zaman bir çok plan yaparsınız. Çocuk odası rengi belirler, bebeğe isim beğenir, evinizi genişletir ya da elden geçrirsiniz. Fakat, aynı zamanda gebelik öncesini de planlamanız gerekir. Artık bir çok doktor bebek sahibi olma konusunda ciddileşmeden önce gebelik öncesi sağlık kontrolü yaptırmayı ve gebelik öncesi bir uzmandan yardım almayı tavsiye ediyor. Hamileliği kötü yönde etkileyecek bir çok problemden hamilelik öncesinde bilinçlenme ile kaçınılabilir. Gebeliğin ilk sekiz haftasında önemli organların gelişimi gerçekleştiği için hamilelik öncesi plan yapmak çok önemlidir. Hamile kalındığı zaman “Hamilelik öncesi yapılacaklar listesi” bebeğin hayati organlarının gelişimini ve bu gelişim için en uygun ortamı sağlamak açısından çok yardımcı olabilir.

Kilo Bir Hamile İçin Çok Önemlidir

Obezite oluşabilecek muhtemel sorunlardan biridir. Amerikan Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi (CDC); aşırı kilolu ve obez kadınların, normal kadınlara göre kalp sorunu ve başka problemleri olan bir bebek doğurma riskinin daha fazla olduğunu söylüyor. Eğer şeker hastalığınız varsa ve hamilelik öncesi tedavi edilmezseniz bu bebeğin beyninde, omur iliğinde, sindirim sisteminde ve kalbinde sorun oluşma riskini artırır. Kilo anne adayları için çok önemli bir konudur. Amerikan Jinekolog veKadın Hastalıkları Derneği’ne göre aşırı zayıf kadınlar, çok zayıf bir bebek doğurma konusunda çok daha fazla risk altındadırlar. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler, doktorlarıyla beraber bir planlama oluşturmalıdırlar. Bu planlama da diyet ve egzersiz listesi de olmalıdır. Diyet annenin kalsiyum alımının yanı sıra, multivitamin alımı da içermelidir. Örneğin, Amerikan Halk Sağlığı Servisi bütün kadınlara günlük 400 mg folik asit almalarını öneriyor. Yeterli folik asit alımı, bebeğin anne karnında sinirsel gelişiminin sağlıklı şekilde tamamlanmasına yardımcı olur.

Karışık Sorunlar

Sorun bir sorun ise ilaç gerektirsin ya da gerektirmesin, hastalıkların tedavileri için aşırı hap ya da ilaç kullanımıdır. Kronik hastalığı olan bir çok kadın ilaç kullanımının bebeği riske attığını bilmemektedir. Kadınlar, fetusu risklerden olabildiğince korumak için doktorlarıyla konuşmalıdır. Ebeveynlerin ikisinin de aile geçmişleri bebeğin genetik bozukluklarını ya da sorunlarını belirlemede rol oynar. Amerikan Kadın Hastalıkları Derneğine göre, hamilelik öncesi danışmandan tavsiye almak, hem sizin hem de eşinizin kesin olarak gerçekleşecek genetik risklerden haberdar olmanızı sağlar. Baba da çocuğun sağlığı için çok önemli bir rol oynar. Yine aynı derneğe göre, gebelikten 3 ila 6 ay önce alkol, sigara ya da uyuşturucu madde kullanımını bırakmak daha kaliteli ve fazla sayıda sperm üretimine yardımcı olur.

Hamile Olmadan Yapmanız Gerekenler

  • Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için önerilen bir yapılacaklar listesi aşağıda verilmiştir:
  • Kilonuzu kontrol edin. Aşırı kiloli veya aşırı zayıf kadınlar ideal kilolarını öğrenmek için bir doktorala görüşmelidir.
  • Vucüdunuzu şekle sokun.  Fiziksel olarak sağlıklı olan kadınlar hamilelik dönemlerini kolayca atlatır ve sonrasında daha iyi sonuçlar alırlar.
  • Besleyici bir diyetiniz olsun.  İyi beslenme hem kadının normal yaşantısının hem de hamilelik döneminin sağlık açısından önemli bir parçasıdır.
  • Sigara kullanmayı bırakın ve pasif içicilikten kaçının.
  • Alkol almayı bırakın.
  • Kulandığınız ilaçlar hakkında doktorunuzu bilgilendirin.  Alternatif tıp veya bitkisel ilaçlar olsa bile.
  • Hamileliğinizden en az 2 ay önce 400mg folik asit içeren bir multivitamin almaya başlayın.
  • Doktorunuz kızamıkçık ve su çiçeğine olan bağışıklığınızı kontrol edecektir.  Eğer bu hastalığı çocukken atlattıysanız veya bu hastalıkların aşısını olduysanız, bir kan testi ile hala bağışık olup olmadığınız test edilebilir. Eğer bağışık değilseniz, yeni aşılar olun. Bağışıklık kazandırıcı tedaviler hamilelikten 1 ay önce  veya erken  uygulanmalıdır.
  • HIV ve Hepatit B testleri yaptırın.
  • Kendinizin ve eşinizin ailesinde herhangi bir genetik hastalık olup olmadığına bakın.
  • Yumuşak peynirden, şoklanmış etlerden ve pişmemiş sosislilerden uzak durun. Bu gıdalara Listeriya bakterisi bulaşmış olabilir. Hamileliğin ilk üç aylık döneminde kapılacak olan bir enfeksiyon, düşük ile sonuçlanabilir.
  • Çiğ ve az pişmiş et ve balık ürünlerinden uzak durun.  Cıva seviyesi makul olan balık türlerini CDC’nin listelerinden kontrol edin.
  • Kistik fibroz için taramadan geçin. Yahudiyseniz, tay-sachs hastalığı için kontrolden geçin. Afrika kökenli Amerikalı iseniz,  orak hücreli anemi hastalığı taramasından geçin. Bütün diğer güncel taramalardan geçtiğinizden emin olun.
  • İşinizin sebep olabileceği her türlü tehlikeyi göz önünde bulundurun.
  • Kedi dışkısı toksoplazmozis bulaştırabilir. Çöpleri eşiniz atmalıdır. Eğer siz atmak zorunda kalırsanız bir maske ve eldiven kullanın.
  • Doktorunuzla hobilerinizi ve yaptığınız sporları gözden geçirin ve hangisini yapmanın sizin için güvenli olduğunu danışın.